Gezimizi Paskalya tatilinde Brüksel’den başlattık. Günü birlik Brugge’e uğrayıp, Brüksel'de şehrin dışında kalan Atomium ve Mini Europe kısımlarını dolaşarak tamamladık. Brüksel’in çarpık kentleşmesi sebebiyle yapılar çok düzensiz inşa edilmiş. Ancak bunu avantaja çevirme fırsatı bulmuşlar ve her düzensiz yeri müthiş graffitiler ile donatmışlar. Bazıları şehrin simgesi bile olabilmiş. Benim ilgimi en çok çeken şey çikolata müzeleri olmuştu. Müzeler dedim evet, şehirde birden çok çikolata müzesi var ve bazıları workshoplara sahip. Yani senin olmasını istediğin çikolatayı yapmana yardımcı oluyorlar. Çikolata kökenini ve yapısını öğrenebildiğiniz gibi, her dükkanda istediğin çeşitte istediğin tatta çikolatayı bulabilmek mümkün. Bazı küp çikolatalara çubuklar batırarak dondurmuşlar ve bunları kaynar süt içinde eriterek sıcak çikolata olarakta deneyebiliyorsunuz. Çikolata dediğimizde çikolatanın en çok yakıştığı şeyi de...