Ana içeriğe atla

Onların Noel Babası Değil Sinterklaasları Var

   Hollanda'da 2 adet Hollandalı ev arkadaşımla kaldığımdan, Sinteklaas bayramını (Santa Claus), bizim dilimizce Aziz Nikolas Kutlamalarını çok coşkulu bir şekilde onlarla beraber kutladım. Onlardan bir tanesi küçüklüğünden beri her yıl bunu çok severek ve isteyerek kutladığını söyledi. Evin etrafını ışıklarla süsledi.


   "Hollandalılar'ın en sevdiği Türkiyeli" olarak da geçen Aziz Nikolas'ın Antalya, Demrelili olduğu söylenmekteymiş. O dönemde Aziz Nikolas'ın çocuklara, baca temizleyicilere, gezginlere ve özellikle de denizcilere yardım eden bir kişilik olarak bilinirmiş. Şu sıra onun bir Türk olduğundan pek bahsedilmiyor. Hikayenin o kısmını çok dikkate almıyorlar.

   Her yıl çocuklar ona istek mektupları yazarlarmış. İspanya'dan Hollanda'ya gemisiyle ve gemisindeki hediyelerle gelen Sinteklaas'ın bir de Zwarte Piet (Kara Peter) isimli yardımcıları var. Halktan herhangi birileri onlardan olabiliyor. Ofisten bir arkadaşımın kız arkadaşı da bu sene bir Zwarte Pietti. Bunun bir çeşit ırkçı yaklaşım olduğunu düşünen bir topluluk, Sinterklaas kutlamalarının yapılmaması gerektiğini savunuyor. Sinterklaas'a yardım eden Zwarte Piet'lerin siyahi köle göndermesi yaptığını düşünüyorlar bu yüzden bazı toplumlar hoş karşılamıyor.


 
   Sinterklaas her sene Hollanda'da farklı bir kente varıyor ve müthiş görkemli bir şekilde karşılama yapılıyor. İspanya'dan Hollanda'ya gelmekte olan geminin gün aşırı canlı yayını yapılıyor ve televizyondan takip etme şansımız oluyor. Aynı zamanda Hollanda'nın her kentinde Sinterklaaslar ve Zwarte Pietler dolaşıp herkese kurabiye ve şeker dağıtıyorlar. Bu eğlence 5 Aralık'a kadar sürüyormuş. Bu sene yani 2016 yılında, 11 Kasım'da Alkmaar şehrinde, 12 Kasım'da ise Amsterdam şehrindeki kutlamaları takip ettim.



   Okullara, sokaklardaki dükkanlara her yere uğrayıp şeker bırakıyorlar. Hatta biz sokaklarda onları takip edip, festivale katıldığımızda gizlice montlarımızın kapşonlarına attıkları kurabiyeleri ancak eve döndüğümüzde farkettik. O günün akşamı, ayakkabılarımızı kapının önüne paspasın üzerine bıraktık ve sabah içlerine bırakılan çikolatalarla uyandık. (Bu ruhu bana yaşatan ev arkadaşlarım olduğu için gerçekten şanslı olduğumu söylemeden geçemeyeceğim. Anne ve Rixt'e kocaman öpücükler gönderiyorum.)


   Sinterklaas, gemisinden sonra, beyaz atı Amerigo ile şehri dolaşıp tüm çocuklarla birebir iletişime geçiyor. Zwarte Pietlerin hepsi çocuklarla şakalaşıp çantalarından avuç avuç şeker/kurabiye dağıtıyorlar. Sırf bu döneme özgü tarçın/zencefil tadı ağır basan minik kurabiyeleri var. Bazen insanların üzerine doğru fırlatsalarda genellikle gelip herkesin teker teker avuçlarına/kapşonlarına/ceplerine/şapkalarına dolduruyorlar. Bu kurabiyelere "Pfeffernüsse (pepper nuts)" diyorlar. Bir çeşit geleneksel Sinterklaas şekerlemesi.
    Gerçekten leziz bu arada.




 Sinterklaas'ın önünde bir grup Zwarte Pietler müzik eşliğinde şarkı söylüyorlar, dans ediyorlar ve çocuklara el sallıyorlar. Özel bir kareografileri var ve gerçekten güzel bir görsel şölen sunuyorlar.



 Sonunda 5 Aralık günü herkes ayakkabılarını evlerindeki bacanın yada paspasın üzerine bırakıyor ve yıl içinde yazıp istekte bulundukları hediyelerin onlara bacadan geleceğini düşünüyorlar. Tabii buna seve seve ortak olan ebeveynler çocuklarına istedikleri hediyeleri almayı ihmal etmiyorlarmış ve 5 Aralık gecesinden sonraki sabah uyandıklarında hediyelerine kavuşan çocukların mutluluğuyla beraber Hollanda'da bu dönemde çok güzel bir atmosfer yaşanıyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tesla Yeni Model Y Türkiyedeki İlk Satışlardan Nasıl Satın Alabildim? İşte Tüm Hikaye...

Selamlaaar, bir süredir buralara hiç uğramamıştım. Bu blog yazımda çok heyecanlandığım 2025- Tesla Yeni Model Y SR aracımı 22 Mayıs 2025'te nasıl sipariş verebildim, süreç nasıl ilerledi paylaşabilmeyi planlıyorum.  🔧 İçten Yanmalı Motordan Elektrikli Maceraya    Bir makina mühendisi olarak Almanların içten yanmalı motorlarından hiç vazgeçmemiştim. Alman Bavyerasından gelen A3'üm ve Stuttgarttan gelen A200'üm ile totalde bir 7 sene geçirdikten sonra, geçtiğimiz perşembe günü, "kırmızı ateşin kızı"nı sattım ve Tesla sürecimi ciddi olarak ilerlettim.  🌐   Ben daha önce bayide Volvo’nun EX40 modelini incelemiştim. Ancak araç sağlamlıktan hariç olarak, tasarım ve ara yüzler açısından içime sinmediği için üzerinde bile durmadan geçmiştim. Tesla Yeni Model Y’nin tasarımını, ön ve arka lambalarını gördüğümde çok şık buldum. Menzili de benim için oldukça ideal. Fiyat açısından da şu anda Türkiye’de yeni model olarak satın alınabilecek oldukça keyifli bir araç. Premium...

2023 - Como Gölü ve Eve Dönüş Hikayesi

 En son blog yazacak derinliğe ne zaman inmiştim hatırlamıyorum. Şimdi biraz pası atma zamanı.  2023 Kasımda Amerikadan dönerken, Italyaya bir iş seyahati yapmıştım. Ardından Como Gölüne gitme fırsatım oldu. Madonnadan Gianni Versaceye, George Clooneyden Ronaldinho'ya kadar herkes bir şekilde buraları keşfedip, kendilerine göl evleri almışlar. Feribot turuna çıkıp göl evlerini keşfetmek mümkün.  Como Gölünü oluşturan Bellagio, Menaggio ve Varennayı ziyaret ettim. Y şeklinde olan bu gölün her bir köşesi ayrı güzel. Feribot seferleri gün boyu tüm bu göl üzerinde birçok noktaya gidiyor.  Feribotta bir çiftle tanıştım. Türk müsün diyerek yanıma geldiler :) Çok tatlı, yeni yerler keşfetmeyi seven avukat çiftimizle Varennadan Menaggioya geçene kadar sohbet ettim. Hatırlayabildiğim kadarıyla Bursada yaşıyorlardı. Kendi hallerinde ve kendi yağlarında kavrulan bu çift hakkında sonrasında bir süre düşündüğümü hatırlıyorum. İkisi de birbirlerine ve kendilerine güvenen orta hall...

Buluş Benimle

Michelle Gurevich'ten Kiss in Taksim Square isimli parçayı açtım, tekrarlama butonuna da 2 kere bastım Spotifyda. Bu farklı bir blog serisinin ilk yazısı. Aklımda yağmurlu hava yüzünden sörf yapmaktan vazgeçip, tarihi yapılarla haşır neşir olma fikriyle İznik'e gidişimiz var. Türkiye'de, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi farklı ve eski medeniyetlerin izlerini taşıyan Bursa'nın İznik ilçesinin tarihi kıyı bandında kendimize sandalye atmalık bir yer seçtik.     Sahilin resmini de hemen aşağı bırakıyorum. Böylelikle tam pandemi döneminde hiç bir restaurant/kafe açık değilken kendinizi yola atarsanız İznikte bulabilirsiniz. Resmi kendim çekmedim. Google sağolsun. Neyse oturunca baktık göl, yeşillik, sahil, sakinlik... Hava biraz soğuk ama bulutların ardından güneş vurunca mis gibi ısıtıyor. Arkadaşım ayak bileğini kapatan çorap giymiş üşümüyor. Güneş bulutun arkasında kaldığında, benim ayak bileklerim üşüyor biraz. Ama berem var keyfim yerinde, yarın sinüzit ağrısından...