Ana içeriğe atla

Küçük Bir Kelebek Etkisi


       Floransa'ya gidince Michelangelo Tepesinde gün batımı izlemeden dönmek olmazmış. Floransa katedralinden başlayıp tepeye kadar yürüdük. Bu yazımda anlatmak istediğim şey Floransa'nın güzellikleri değil; gün batımını beklerken tanıştığımız yaşlı bir İngiliz çift.

       Oturmuş manzarayı izliyorduk. Fotoğraf çeken yaşlı bir kadını farkettim. Yaşlı adam gelip eşinin elindeki fotoğraf makinesine bakıp yeniden yerine dönüp poz veriyordu. Bu döngü aralarında 7-8 kez yaşandı, diğer insanlar onların kadrajına girmemek için fotoğraf çekimini bekliyorlardı.

      Yaşlarından dolayı olsa gerek hareketleri biraz zaman alıyordu ve insanlar çokta sabırlı davranmıyorlardı onlara karşı. İngiliz çift kendilerini biraz rahatsız hissetmiş olacaklar ki dönünce onlara gülümseyerek bakan beni gördüklerinde kısa hikayelerini hemen paylaşmak istediler. Yaşlı adam elinde fotoğraf makinesiyle eşinin çektiği fotoğraflara bakıyordu. Kadın ise hem gözlüğünü temizliyordu hemde bize küçük hikayelerini anlatıyordu:





" Bundan seneler önce eşimin babası buraya gelmiş, henüz eşim doğmamıştı bile, o zaman babası burada eşimin annesini bulmuş ve evlenip onu dünyaya getirmişler. Şimdi biz evlendik ve çocuklarımız var. Babası vefat edeli çok oldu ama biz Floransa'ya ancak şimdi gelebildik. Babasının burada bir fotoğrafı var. Aynı manzarayla çekebilmem için tekrar tekrar gelip beni kontrol etti, arkasında birebir aynı manzara olmasını istiyor çünkü biz de o fotoğrafı çocuklarımıza vereceğiz. "  
    Hatta babasının buradaki fotoğrafını görmek ister miydiniz diyerek gözlüğünü bir eliyle gözüne takarken diğer eliyle eşinden telefonu aldı ve o yıllar öncesine ait siyah beyaz fotoğrafı bize gösterdi. Gerçekten de hiç tanımadığım yaşlı bir amcanın babasının yıllar öncesinde bizimle aynı yere gelip çocuklarının annesiyle tanışma hikayesine şahit oluyordum.

 


       Detaylarıyla dizilere, filmlere konu olabilecek bir hikaye dinlemiştim ve gün batımı zamanı yaklaşıyordu. Daha sonra birbirlerinin elini tutan bu çift biraz uzaklaşarak, harika manzaranın tadını çıkarabilecekleri güzel bir yer bulup oturdular. O gün oraya 4 kişi gitmiştik. O çifti gözden kaybetmeden hemen önce, aynı manzarayı arkamıza alarak biz de aynı pozu verdik. Bizlerin babaları, annelerimizle orada tanışmadı yada biz oradan özel insanlarla dönmedik belki ama mükemmel bir hayat hikayesiyle döndük aslında.

    "Parmak izlerimiz dokunduğumuz hayatlardan silinmez." O gün de onlar bize dokundular ve belki de birbirinden farklı 4 aile için bir hikaye oluşturdular. Hatta bir tanesi size ulaştı bile. :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tesla Yeni Model Y Türkiyedeki İlk Satışlardan Nasıl Satın Alabildim? İşte Tüm Hikaye...

Selamlaaar, bir süredir buralara hiç uğramamıştım. Bu blog yazımda çok heyecanlandığım 2025- Tesla Yeni Model Y SR aracımı 22 Mayıs 2025'te nasıl sipariş verebildim, süreç nasıl ilerledi paylaşabilmeyi planlıyorum.  🔧 İçten Yanmalı Motordan Elektrikli Maceraya    Bir makina mühendisi olarak Almanların içten yanmalı motorlarından hiç vazgeçmemiştim. Alman Bavyerasından gelen A3'üm ve Stuttgarttan gelen A200'üm ile totalde bir 7 sene geçirdikten sonra, geçtiğimiz perşembe günü, "kırmızı ateşin kızı"nı sattım ve Tesla sürecimi ciddi olarak ilerlettim.  🌐   Ben daha önce bayide Volvo’nun EX40 modelini incelemiştim. Ancak araç sağlamlıktan hariç olarak, tasarım ve ara yüzler açısından içime sinmediği için üzerinde bile durmadan geçmiştim. Tesla Yeni Model Y’nin tasarımını, ön ve arka lambalarını gördüğümde çok şık buldum. Menzili de benim için oldukça ideal. Fiyat açısından da şu anda Türkiye’de yeni model olarak satın alınabilecek oldukça keyifli bir araç. Premium...

2023 - Como Gölü ve Eve Dönüş Hikayesi

 En son blog yazacak derinliğe ne zaman inmiştim hatırlamıyorum. Şimdi biraz pası atma zamanı.  2023 Kasımda Amerikadan dönerken, Italyaya bir iş seyahati yapmıştım. Ardından Como Gölüne gitme fırsatım oldu. Madonnadan Gianni Versaceye, George Clooneyden Ronaldinho'ya kadar herkes bir şekilde buraları keşfedip, kendilerine göl evleri almışlar. Feribot turuna çıkıp göl evlerini keşfetmek mümkün.  Como Gölünü oluşturan Bellagio, Menaggio ve Varennayı ziyaret ettim. Y şeklinde olan bu gölün her bir köşesi ayrı güzel. Feribot seferleri gün boyu tüm bu göl üzerinde birçok noktaya gidiyor.  Feribotta bir çiftle tanıştım. Türk müsün diyerek yanıma geldiler :) Çok tatlı, yeni yerler keşfetmeyi seven avukat çiftimizle Varennadan Menaggioya geçene kadar sohbet ettim. Hatırlayabildiğim kadarıyla Bursada yaşıyorlardı. Kendi hallerinde ve kendi yağlarında kavrulan bu çift hakkında sonrasında bir süre düşündüğümü hatırlıyorum. İkisi de birbirlerine ve kendilerine güvenen orta hall...

Buluş Benimle

Michelle Gurevich'ten Kiss in Taksim Square isimli parçayı açtım, tekrarlama butonuna da 2 kere bastım Spotifyda. Bu farklı bir blog serisinin ilk yazısı. Aklımda yağmurlu hava yüzünden sörf yapmaktan vazgeçip, tarihi yapılarla haşır neşir olma fikriyle İznik'e gidişimiz var. Türkiye'de, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi farklı ve eski medeniyetlerin izlerini taşıyan Bursa'nın İznik ilçesinin tarihi kıyı bandında kendimize sandalye atmalık bir yer seçtik.     Sahilin resmini de hemen aşağı bırakıyorum. Böylelikle tam pandemi döneminde hiç bir restaurant/kafe açık değilken kendinizi yola atarsanız İznikte bulabilirsiniz. Resmi kendim çekmedim. Google sağolsun. Neyse oturunca baktık göl, yeşillik, sahil, sakinlik... Hava biraz soğuk ama bulutların ardından güneş vurunca mis gibi ısıtıyor. Arkadaşım ayak bileğini kapatan çorap giymiş üşümüyor. Güneş bulutun arkasında kaldığında, benim ayak bileklerim üşüyor biraz. Ama berem var keyfim yerinde, yarın sinüzit ağrısından...