Ana içeriğe atla

Sağlıklı Bir Yaşama İlk Adımlar


    Son zamanlarda yeni bir trend olarak hayatımıza yerleşen en güzel şeylerden bir tanesi de spor yapma ve dengeli beslenme alışkanlıkları. Sosyal medyada her an her yerde bu tarz ipuçlarını ve önerilere denk geliyoruz. Madem öyle size 7 aylık serüvenimden bahsetmek istiyorum.

   8 yaşımdan beri spor ağır yada hafif olarak hayatımın hep bir döneminde oldu. Lise 2 ye kadar lisanslı voleybolcuydum. Ağabeyimin Odtu'de okuyor olması ile birkaç kez onla beraber Capoeira dersi alıp kendimi voleybol antremanlarımda biraz geliştirdim. :) Malum sistem yüzünden lise 3-4 yıllarımda üniversite sınavına hazırlanmakla geçirdiğim için spor yapmaya fırsatım olmuyordu. Yalnızca kafa dağıtmak adına latin dans eğitimi alıyordum. Ama özellikle geriye dönüp baktığımda dengesiz beslenmemle beraber üniversiteye başlamadan hemen önceki sene 2-3 kiloyu güzel güzel alıp bünyeme yerleştirmişim. Üniversitenin ilk senesinde yine voleybol takımına devam ettim taa ki parmak çatlaklığı geçirene kadar. Sonra madem öyle birkaç kilo vereyim yeaaa diyerek bir spor salonuna 1 yıllık üyelik yaptırdım. Tabi ne kadar gittin diye sorarsanız o 1 yılda toplam 60-70 gündü sanırım. Tabi öyle olunca kalıcı zayıflanmıyor ama hareketli yaşam adına hayatınızda değişiklik oluyor. Sonraki yıl da üniversitemde tenis dersleri almaya başladım. Tenis hayatım universite 3 te başlıyordu yani 20 yaşımda. Ama spor geçmişim sayesinde hızlı ayak uydurduğumu düşünüyorum. Yaptığım en zevkli ve zor spordu tenis. Müthiş bir kondisyon, dayanıklılık ve denge gerektiriyor. Hepsi bir arada body paketini teniste kullanabilirsiniz yani :D



    Buraya kadar yaptığım her şeye ailem beni yönlendirmişti özellikle abim. Fit ve sporcu vücuduna sahip değildim ancak bunu istiyordum. Hala uğraşıyorum açıkçası bu sonu olmayan bir süreç. Spor yapmak nankördür. Onu bıraktıktan sonra 1-2 ay içinde geri dönebilirsiniz ama daha uzun süre ara verecek olursanız en baştan başlarsınız. Fitness'a ilk başlandığında kilo vermek için yapılacak en önemli şey kardiyo ağırlıklı çalışmaktır ki bu zaten artık herkesçe bilinen bir gerçek. Bu süre zarfından sonra bayanların da kaslarını çalıştırmaları gerekir.
 
  Zaten kas ve derimiz arasında bulunan yağ doku tabakasını selülit ve sarkıklık olarak hissedebiliriz. Vucudumuzu sıkılaştırıp güzel bir görünüme bu kasları çalıştırarak sahip olabiliyoruz. Ancak o yağları eritebilmemiz için bize gerekli en önemli şey diyet.


    Spor yapmak çok keyifli oldu benim için ama diyet kısmı hiçbirimiz için o kadar da keyifli değil biliyorum.

  İnternette ve sosyal medyada milyonlarca diyet ve detox türleri var. İnternete koyulmuş saçma sapan diyet önerilerini nacizane kesinlikle önermiyorum. Fikir verebilirler ama onları uygulamak sizin vücudunuz için sağlıklı olmayabilir. Dolayısıyla ben burada yalnızca kendi serüvenimi ve çabalarımı anlatacağım. Detox a gelirsek, 3-4 farklı tür detox yaptım. Vücudu temizleyip arındırıyor ve canlı hissetmeye neden olabiliyorlar belki ama kesinlikle kalıcı kilo verdiren bir şey değil.

   Fitness a başladıktan sonra trainerımdan 3 kere diyet listesi aldım. 3 hafta sonunda 4 kilo verdiğim bir dönemde oldu gerçekten. Ama hem çok zorlanıyordum hem de sürekli olarak protein ağırlıklı besleniyordum.  Bu süreçte savunma sporlarıyla, kickbox ve muaythai ile ilgilendim. Kas kütlem öyle hızlı bir artış gösterdi ki, bu sosyal medyada gördüğümüz crossfitçi kadınlar gibi kollarım şişmiş karnımda sixpackler oluşmaya başlamıştı yavaş yavaş. Atletik bir vücuttu istediğim ama hacimli olmak istemiyordum. Diyeti de devam ettirememiştim zaten çünkü makine mühendisliğinde vize sınavları dönemine girmiştim. Ama sporu hiç aksatmadan haftada 4-5 gün gidiyordum. Kendimi çok geliştirdim hiç yapamadığım ileri seviye hareketleri yapmaya başlamıştım. Çok zevk alıyordum. Spor programım 4 günden oluşuyordu. Ünlü bacak günü, ön kol ve arka kol günü, sırt ve göğüs günü , full kardiyo günü, bu günlerde bacak günü hariç her gün karın çalışıyordum. Tabi değiştirilebilir ve üzerine çok çeşitli tartışılabilir bu kombinasyonlarla ilgili.

   Gel gelelim bir türlü diyet düzenimi oturtamamıştım, bildiğim ve anladığım tek diyet çeşidi sporcu diyetiydi. "Sabahları 3 yumurta 2 sinin sarısı ayrılmış biçimde, akşam spordan sonra da 2 yumurta beyazı pul biberle ye" cinsinden. Ya yumurta ya da tavuk olacaktım yakın zamanda. Bu arada yağ oranım yaşım ve boyuma göre normal değerler arasında oldu benim hep. Yalnızca derdim 4-5 kiloyu kalıcı olarak vermekti. O kadar komplike şeyler yaptım ki buna çok kafa yormaktan da kiloları verip verip koruyamadım eski halime döndüm.

    Sonra bir dönem diyetisyene danıştım. Bu işi okulunu okumamış insanların önerileriyle yapmak hiç akıl karı değilmiş arkadaşlar. Nasıl bir random x mühendisi , makine mühendisinin işini yapamazsa, internette kişiye göre olmayan diyetler, bazı spor hocalarının verdikleri vs hiç bir şekilde kalıcı olmayabiliyor. Tabi bu daha çok kişinin kendisiyle ilgili. Sen iradeli bir biçimde istikrarlı olup devam edersen hem kilo veriyorsun hemde atletik ve fit bir vücuda sahip oluyorsun. Bu noktalarda benim irademi kıran milyon tane şey oldu. Şuan da fitness salonuna devam etmiyorum. Yaz aylarında çıkıp parklarda ve sahillerde koşup spor ve yoga yapmak daha çok hoşuma gidiyor. Diyetimden bayram dolayısıyla biraz feragat ettim sanırım YİNE. Bayram sonrası hemen yeniden başladım ama.




    Süreç söyle isledi benim için; önce öğrendim sonra uygulayamayıp çeşitli pişmanlıklar yaşadım. Sonra uygulamaya başlayıp sendeleyerek ilerledim. Şuan sanırım bi nebze daha fazla ayak uydurmuş bir haldeyim. Okuduğum bir kitapta yazar Osman Nüvit şöyle diyor: bir şeyi alışkanlık olarak kazanmak istiyorsanız onu alışkanlık yapmanızı engelleyecek her türlü durumu ortadan kaldırmalısınız.  

   Ben bu durumu yaşam tarzı haline getirmek isteyenlerdenim. Sağlıklı beslenme alışkanlığı bu dönemde biz sürekli dışarda vakit geçiren gençler için çok zor. Dışarda yiyecek bir şey bulamadığım zamanlar oluyor. Salata. Ne kadar temiz olduğu bile belli değil çoğu zaman ama yine de mecburen yiyoruz. Paketli yiyeceklerin besin değerleri inanılmaz. Vücuda çok zararlı milyon tane şey yiyormuşum eskiden hiç farkında olmadan. Yağ oranım her zaman normal aralıktaydı benim. Yine de insan kendini iyi hissetmek için 4-5 kilo vermek ister bir beden küçülmek ister ya o dönemleri yaşıyorum son 7 aydır. Sonunda sağlıklı beslenme düzenimi bi nebze olsun oturtabildim. Ama dediğim gibi bu uzun soluklu ve istikrarlı olunması gereken bir iş.

    Bu farkındalığı 21 yaşında yaşıyor olsam da çok geç olduğunu düşünmüyorum. Etrafımda sağlıklı beslenen insanlar olduğu kadar, aman ya ye nolcak off deli misin bir kere geliyorsun diyen de bir sürü insan var. Bazen onlara kandığım bile oluyor. Yine de sonra yeniden başlaya başlaya düzeni oturtuyorum. Sadece biraz zaman kaybetmiş oluyoruz yeni alışkanlıklarımızı yaşamak için.

    Son zamanlarda fazlasıyla desteklediğim bu yeni trende ayak uydurma serüvenimin bir kısmı bu şekilde. Benimle aynı sorunları yaşayanlara buradan selam olsun, sonunda amaçlarımıza ulaştığımız spor salonlarında görüşmek üzre :)


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tesla Yeni Model Y Türkiyedeki İlk Satışlardan Nasıl Satın Alabildim? İşte Tüm Hikaye...

Selamlaaar, bir süredir buralara hiç uğramamıştım. Bu blog yazımda çok heyecanlandığım 2025- Tesla Yeni Model Y SR aracımı 22 Mayıs 2025'te nasıl sipariş verebildim, süreç nasıl ilerledi paylaşabilmeyi planlıyorum.  🔧 İçten Yanmalı Motordan Elektrikli Maceraya    Bir makina mühendisi olarak Almanların içten yanmalı motorlarından hiç vazgeçmemiştim. Alman Bavyerasından gelen A3'üm ve Stuttgarttan gelen A200'üm ile totalde bir 7 sene geçirdikten sonra, geçtiğimiz perşembe günü, "kırmızı ateşin kızı"nı sattım ve Tesla sürecimi ciddi olarak ilerlettim.  🌐   Ben daha önce bayide Volvo’nun EX40 modelini incelemiştim. Ancak araç sağlamlıktan hariç olarak, tasarım ve ara yüzler açısından içime sinmediği için üzerinde bile durmadan geçmiştim. Tesla Yeni Model Y’nin tasarımını, ön ve arka lambalarını gördüğümde çok şık buldum. Menzili de benim için oldukça ideal. Fiyat açısından da şu anda Türkiye’de yeni model olarak satın alınabilecek oldukça keyifli bir araç. Premium...

2023 - Como Gölü ve Eve Dönüş Hikayesi

 En son blog yazacak derinliğe ne zaman inmiştim hatırlamıyorum. Şimdi biraz pası atma zamanı.  2023 Kasımda Amerikadan dönerken, Italyaya bir iş seyahati yapmıştım. Ardından Como Gölüne gitme fırsatım oldu. Madonnadan Gianni Versaceye, George Clooneyden Ronaldinho'ya kadar herkes bir şekilde buraları keşfedip, kendilerine göl evleri almışlar. Feribot turuna çıkıp göl evlerini keşfetmek mümkün.  Como Gölünü oluşturan Bellagio, Menaggio ve Varennayı ziyaret ettim. Y şeklinde olan bu gölün her bir köşesi ayrı güzel. Feribot seferleri gün boyu tüm bu göl üzerinde birçok noktaya gidiyor.  Feribotta bir çiftle tanıştım. Türk müsün diyerek yanıma geldiler :) Çok tatlı, yeni yerler keşfetmeyi seven avukat çiftimizle Varennadan Menaggioya geçene kadar sohbet ettim. Hatırlayabildiğim kadarıyla Bursada yaşıyorlardı. Kendi hallerinde ve kendi yağlarında kavrulan bu çift hakkında sonrasında bir süre düşündüğümü hatırlıyorum. İkisi de birbirlerine ve kendilerine güvenen orta hall...

Buluş Benimle

Michelle Gurevich'ten Kiss in Taksim Square isimli parçayı açtım, tekrarlama butonuna da 2 kere bastım Spotifyda. Bu farklı bir blog serisinin ilk yazısı. Aklımda yağmurlu hava yüzünden sörf yapmaktan vazgeçip, tarihi yapılarla haşır neşir olma fikriyle İznik'e gidişimiz var. Türkiye'de, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi farklı ve eski medeniyetlerin izlerini taşıyan Bursa'nın İznik ilçesinin tarihi kıyı bandında kendimize sandalye atmalık bir yer seçtik.     Sahilin resmini de hemen aşağı bırakıyorum. Böylelikle tam pandemi döneminde hiç bir restaurant/kafe açık değilken kendinizi yola atarsanız İznikte bulabilirsiniz. Resmi kendim çekmedim. Google sağolsun. Neyse oturunca baktık göl, yeşillik, sahil, sakinlik... Hava biraz soğuk ama bulutların ardından güneş vurunca mis gibi ısıtıyor. Arkadaşım ayak bileğini kapatan çorap giymiş üşümüyor. Güneş bulutun arkasında kaldığında, benim ayak bileklerim üşüyor biraz. Ama berem var keyfim yerinde, yarın sinüzit ağrısından...